60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve sonunda, göreceğin aşk, vereceğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

20 Eylül 2014 Cumartesi

Kitap Meydan Okuması (6.Gün)

Meydan okumaya yeni başlayacaklar için tüm sorular burada.

Altıncı günün sorusu ise; SENİ MUTSUZ EDEN KİTAP HANGİSİ ?

Kütüphaneme meydan okuma vesilesiyle şöyle bir baktığımda farkettim ki genellikle beni düşündüren ve mutsuz eden kitaplar okumuşum, okuyorum. Baya pesimistin önde gideniyim. Ve bu durumun kendisi de beni mutsuz ediyor :D Her neyse, mutlu kitap önerilerinizi not ediyorum. Acilen mutlanmaya ihtiyacım var.

Dediğim gibi beni mutsuz eden çok kitap var ama son zamanlarda okuyupta moralimi baya baya dibe vurduran kitap Goethe'nin Genç Werther'in Acıları oldu. İsminden belli zaten ters birşeylerin olacağı.

Şehrin ağırlığından bunalan ve yığınların sesinden bıkan genç Werther, ufak bir kasabaya taşınır ve orada zaten başkasıyla nişanlı olan Lotte adında bir kadına aşık olur. Ama nasıl bir aşk ! Umutusuz ve tutku dolu. Tabii "bu işin olmayacağı" baştan bellidir aslında. Fakat Werther, gençlik dürtülerini bastıramaz ve bu önlenemez duygu seline kapılarak aslında kendi korkunç sonunu hazırlamaktadır. Kitap bittiğinde dünya sadece Werther'in değil okuyucunun da başına yıkılıyor sanki. Goethe öyle etkileyici yazmış ki.. Lotte'nin hayalini okuyucular bile kurmaya başlıyor bir yerden sonra.


Uzun zamandır bu kadar duygulara hitap eden ve okuyucunun moralini bozan bir kitap okumamıştım. Kitap biraz daha hacimli olsaymış herhalde iki göz iki çeşme okuyacakmışız ki bu hali bile insanın duygularını harekete geçirmeye yeterli oluyor. Alman romantizmini çok seviyorum. Bir başka ünlü Alman yazar Thomas Mann'ın da Goethe'den fazlasıyla ilham aldığı biliniyor. Kendisinin 1930'larda kaleme aldığı Lotte Weimar'da, aslında Genç Werther'in Acıları kitabının devamı niteliğinde. Henüz okuma fırsatım olmadı ama eğer bu kitabı beğenen olursa Mann'ın eserinden bu trajik öyküye devam edebilirler.
“Her şeyi kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden etkileniyor kuşkusuz, bu durumda en tehlikeli şey de yalnızlık."

“Buradaki insanların nasıl bir karaktere sahip olduklarını merak ediyorsan söyleyeyim ki, her yerde olduğundan farksız. İnsan cinsi değişmez, her yerde aynıdır. Aşağı yukarı hepsi yaşamak için çalışıyorlar. Calışmaktan geriye kalan çok az vakitlerinde de korkuyorlar. Zamanın hemen geçmesi için her şeyi yapıyorlar.”  
Herkese dopdolu güzel haftasonları :)

6 yorum:

  1. Ahahhahhahah Werther'in dev gözyaşı ahahhahha :D
    Okumadım, yazayım listeye, yaşasın melankoli, yaşasın acıklı hikayeler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Melankoli bağmılılarıyız resmen :D Werther de tam ergen. Çok üzülüyorum o çocuğa :((

      Sil
  2. Milattan önce okumuştum Genç Werther'i, üzüldüm mü hatırlamıyorum bile :) Yaş farkı, nesil farkı, kilo farkı. Yok be kilo farkı ne alaka, pardon alışkanlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aradan 50 yıl bile geçse Werther'i unutuacağımı sanmıyorum :)

      Sil
  3. Kitabı okumadan önce filmini izlemiştim bayağı etkilenmiştim ama kitap elbette bambaşka, karın deşen jak gibi:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmini henüz izlemedim ama izleyen bir arkadaşım da çok önermişti. Bu ikinci öneriden sonra artık izlemem lazım :)

      Sil