60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

3 Ağustos 2017 Perşembe

İtalyan Auteur'ünün Filmografisine Bakış


Güzel kadınlar, mutlak erotizm, estetik sekanslar, İtalya ve Fransa'dan kesitler ve bol bol politika.
Son elli yılın en dikkat çekici yönetmenlerinden Bernardo Bertolucci'den söz ediyorum.

Jean-Luc Godard, David Lynch, Stanley Kubrick, Lars von Trier ve Federico Fellini gibi isimlerin yanına her daim eklediğim bir isim. Gerçek bir auteur diyebiliriz. Kendine has bir üslup. Dünya görüşünü oldukça yoğun şekilde filmlerine aşılar, bugünün oldukça meşhur "alımlı kadınları"ndan bazılarını da (Eva Green ve Liv Tyler gibi isimler) diğerlerinden önce keşfeder, müzik kullanımına özen gösterir (hele ki The Dreamers) ve sürekli bir sorunu vardır anlatacağı. Ya cinselliğin keşfini konu alır ya da politik meseleleri. Tüm bunları yaparken İtalya'nın damarlarına aşıladığı kudretli sanat kanıyla alabildiğine estetik biçimde hareket eder. Gelin izlediğim filmlerine bakalım.



1) The Dreamers (2003)



Paris, gençlik, sinema, politika, cinsellik ve üstadlara saygı duruşu gibi temaları işleyen film, Bertolucci'nin tüm kariyerini özetler nitelikte bir şaheser, arkada hiç susmayan altmışların kült isimlerinin (Jimi Hendrix, Bob Dylan, Edith Piaf, Françoise Hardy, The Doors, Janis Joplin ve Grateful Dead) şarkıları da cabası bu bir döneme yazılan ağıtta.

2) The Sheltering Sky (1990)



Evliliklerini kurtarmaya çalışan Amerikalı çiftin, Fas'a yaptıkları yolculuk sırasında ziyaret ettikleri -büyüleyici- uçsuz çöller ve kasabalar, onlara beraberinde daha fazla acı ve gözyaşı getirecektir.

3) The Last Tango in Paris (1972)



Francis Bacon tablolarıyla açılan enfes jeneriğiyle daha ilk saniyelerden seyirciyi içine alan film, eşinin ölümünden sonra yas faslını yeterince atlatamayan ve yeni bir ilişkiye başlamaya çalışan yolunu kaybetmiş orta yaşlı, bunalımlı bir adamın tanıştığı genç ve masum bir kadınla yaşadığı -isimlerin dahi aralarında paylaşılmadığı- eğreti, cinsellik odaklı, soğuk ve hastalıklı bir ilişkiye adım atışıdır (efsanevi müziklerini de unutmamalı).

4) Il conformista (1970)


Farklı fikirlere tahammül edilmeyen, bireyin değersizleştiği, cinayetlerin birbirini takip ettiği 1940'ların İtalya'sında geçen film, kitlelerin "normal"lik anlayışını kucaklamak için faşistlere katılmak isteyen, çocukken istismara uğramış ve travmasını üzerinden hala atamayan bir konformistin yaşadıklarını anlatıyor; ama her konformist gibi o da güvenli sularda yüzmekte ısrarcı, faşist olmayı bile başaramıyor, faşist ideoloji yıkılıyor, ama konformizm kişinin iliklerinde yaşamayı sürdürüyor.

5) The Last Emperor (1987)



Son Çin imparatorunun erken yaştan yaşlılığa dek hayatının bir özeti.

6) Stealing Beauty (1996)



Toskana kırsalında, ölen annesinin arkadaşlarıyla tatilini geçiren Lucy'nin cinsel uyanışını, bohem çevrelerle yaşadıklarını ve doğa-insan ilişkisini hikayesinin odak noktasına oturtan filmin arka fonunda eşlik eden eşsiz şarkılar unutulmaz (Portishead, Nina Simone, Cocteau Twins, Hole).

7) Little Buddha (1993)


Ryuichi Sakamoto imzalı şarkıların eşliğinde, zengin kadrosuyla, Budizm ve yeniden diriliş hakkında ilginç bir içsel yolculuk filmi.
 
8) Io e te (2012)



Ailesine yalan söyleyen Lorenzo, haftasonu kayak tatiline gitmektense evinin bodrumunda tek başına zaman geçirmeyi seçer, ama üvey ablasının da orayı seçeceğinden habersizdir; ergen sorunlarıyla yoğrulan son Bertolucci filmi (kardeşlerin dans ederken Bowie çalması hüzünlendirir).

9)  La tragedia di un uomo ridicolo (1981)

Oldukça zengin, bugünlere gelene dek dişini tırnağına takmış, her türlü işte çalışmış ve nihayet kapitalizmin zirvesine çıkmış, kocaman peynir fabrikası sahibi bir iş adamının oğlu (sevdiği kız ise zıt görüşten bir işçi) kaçırılır, istenen fidye, adamın fabrikasının ve neredeyse tüm mal varlıklarının elinden çıkmasına neden olacağından bir yanda oğlu ile diğer yanda servetiyle iki arada kalır.

10) Prima della rivoluzione (1964)



Stendhal etkili, Parma merkezli politik film, temelde Fabrizio'nun ölen arkadaşının ardından yaşadığı problemleriyle aşklarını anlatan kendi halinde bir çalışma.

11) L'assedio (1998)



Yaşadığı Afrika ülkesindeki diktatörlükten kaçan genç bir kadının Avrupa'da eğitim görürken bir piyaniste aşık olmasını anlatan bu film belki de ünlü yönetmenin tek sıkıcı filmi.

* * *

İzlerken yarısında fenalık geçirip kapattığım Dostoyevski'den serbest uyarlama Partner.'i, dvdsinin bir köşede sırasını kolladığı La Luna'yı ve 5:15 süresiyle halen seyredemediğim (o uzunlukta bir şeye odaklanmakta oldukça zorlanıyorum çünkü-genel bir problemim var) 1900'ü de not etmeli.


2 yorum:

  1. Vaaay! Harika derleme olmuş. Ben The Dreamers'ı izlemedim bu arada. Hemen bakmalıyım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :) Çok Zihinesque bir filmdi o :D

      Sil